Bütün bir yazı bu çelişki ile geçirdik. "Özel okul mu? Devlet okulu mu?" Özel okulda karşılaştığımız ve hoşlanmadığımız bir çok durum, bu sene bunu ciddi bir...
Ömür en değerli sermaye... Geçen saniyeleri, dakikaları, saatleri, günleri, ayları, yılları geri getirmek imkansız. Daha güzel ev, kıyafet, araba derken, stres ve koşuşturma ile geçen günlerimi geri...
Rahmetim Gülüm okuma yazma öğrendi nihayet. Harfleri birbirine kata kata okuyor. Onun okuyabiliyor olmasından çok mutluluk duyuyorum. Ancaaaakkkkkkkkkk. Didoş pek memnun değil. Hem evde okuma...
Kuzucuklarım nasıl da hızlı büyüyorlar. Zeynep'im 7. sınıf oldu. Kocamannnnnn bir genç kız. Bir anne için, bütün zorluklarına rağmen, bir genç kıza sahip olmak çok gurur...
O kadar çabuk büyüdü ki, ona her bakışımda hayretler içinde kalıyorum. Ne zaman oldu? Nasıl bu kadar çabuk oldu? Sanki dünya ve herkes duruyor, Zeynep durmadan büyüyor. Yaşı...
İskender Pala'nın Dört Güzelller Toprak, Su, Hava, Ateş kitabını okumaya başladım. Yaşadığım sıkıntılardan kitaplara sığınmak için. İlginç bir girişi var kitabın, dört temel unsurun insanlık tarihindeki...
İnsanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu ve her insanın içinde iyi ile kötü bulunduğunu ama hangisini beslerse, o olduğunu öğrendim. Yükseklerde rüzgarların sert estiğini; oraya çıkmana...
Birde eve dönüş yolunda arabada bizim ufaklıkların kendi aralarında sohbetleri var tabii. Didenur kendi oturduğu tarafın kapı kilidi ile oynamayı çok seviyor. Neyse ki çocuk...
Sabah olağan araba içi sohbetlerimizi yapıyoruz. Çocuklarla sohbet etmek ve güne kahkaha ile başlamak için çok güzel fırsatlar doğuyor. Rahmet: Anne evimiz olmasa ne yapardık? Ben: Sokakta...
Zeynoşumun bayramın 3. günü doğum günü idi. 13 yaşına girdi. Gece 23:00 civarı eve dönerken yaş pasta almayı ihmal etmedik. O saatten sonra aile içi...
Bizim ufaklıklar evimizin neşe kaynağı... Bir sürü yanlış telaffuz ettikleri kelime var: tekeştür, bikislek, müteftiş bunlardan bazıları... Bizde nasıl olsa birgün doğrusunu söylemeyi öğrenecekler diye...
Akşam saat 18:30 olunca kreşin servisi geliyor. Didoş uykulu, Rahmet biraz yorgun ama heyecanlı iniyor servisten. İnerken bir yandan da öğretmeni ile "göremezseydik neler olurdu"...
Takip edenlerim "Amma Can Yücel hayranı çıktı yahu" diyecekler belki ama o kadar benden bir şeyleri dile getiriyor ki... Beynimin sağ yarım küresinin fısıltılarını belki......
Can Yücel'den alıntıladığım aşağıdaki metni Çaykarama hediye ediyorum. İyi ki vermiş....------------------------------------------------------Sevdiğimle yaşlanmak istiyorum...seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorumbenim olduğu kadar dostlarının,...